top of page

Çocuğunuzun Davranışı Bir Sorun Değil, Bir Mesaj Olabilir

Yazarın fotoğrafı: Cansu Kocabaylioglu
Cansu Kocabaylioglu
16 Ağu
2 dakikada okunur

“Ders çalışmıyor.”

“Çok öfkeli.”

“Söz dinlemiyor.”

“Dikkatini veremiyor.”

“Okul başarısı düştü.”

Bir çocuğun davranışını tanımlamak kolaydır.

Asıl önemli olan, o davranışın bize ne anlatmaya çalıştığını anlayabilmektir.

Çünkü çocukların davranışları çoğu zaman yalnızca davranış değildir. Bir duygunun, karşılanmamış bir ihtiyacın, yaşanan bir güçlüğün ya da henüz söze dönüşememiş bir deneyimin dışa yansıması olabilir.


Çocuğu anlamak, yalnızca derslerine bakmak değildir.

Bir öğrencinin akademik başarısı önemlidir. Ancak çocuğun akademik yaşamı; aile ilişkilerinden, arkadaşlıklarından, özgüveninden ve duygularını yönetebilme becerisinden bağımsız değildir.


Bu nedenle bir çocuğu değerlendirirken yalnızca “Kaç soru çözdü?” değil;

Kendini nasıl hissediyor?”

“Zorlandığında ne yapıyor?”

“Başarısızlıkla nasıl baş ediyor?”

“Evde ve okulda nasıl iletişim kuruyor?” sorularını da sormak gerekir.

 

Çocuk değerlendirmesinde akademik öykünün yanı sıra sosyal ilişkiler, davranış özellikleri, aile öyküsü ve ruhsal durumun birlikte ele alınması önemlidir.



“Davranışın arkasındaki duyguya bakmak”

Bir çocuk öfkesini yönetemiyor olabilir.Kendini ifade edemiyor olabilir.Kaygısını davranışlarıyla gösteriyor olabilir.

Çocukların duygularını tanımaları, adlandırmaları ve düzenlemeleri gelişim içinde öğrenilen becerilerdir.

Bu nedenle bazen “Öfkelenme.” demek yerine, “Seni bu kadar öfkelendiren ne oldu?”

diye sormak gerekir.

Çünkü amaç yalnızca davranışı bastırmak değil, çocuğun duygusunu anlamasını ve onunla baş etmeyi öğrenmesini desteklemektir.


Peki ya aile?

Çocuğun yaşadığı güçlükleri yalnızca çocuğun üzerinden değerlendirmek çoğu zaman yeterli değildir.

Çocuk; ailesiyle, okuluyla ve sosyal çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gereken bir bütündür.

Güven duygusu ve sağlıklı bağlanma, çocuğun zorluklarla baş etmesinde önemli bir temel oluşturur.

Bu nedenle bazen çocuğun davranışını değiştirmeye çalışmadan önce, çocukla kurduğumuz ilişkiye bakmak gerekir.

Öğrenci koçluğu sadece ders programı değildir,

Bir öğrencinin daha başarılı olması için yalnızca daha fazla çalışması gerekmeyebilir.


Bazen ihtiyaç duyduğu şey;

doğru hedef,

gerçekçi bir plan,

motivasyonunu tanımak,

sorumluluk geliştirmek ve başarısızlıkla baş etmeyi öğrenmektir.


Çünkü doğru plan, yanlış anlaşılan bir probleme çözüm getirmez.


Aile danışmanlığı ve öğrenci koçluğu çalışmalarıyla çocuğu yalnızca ortaya çıkan problem üzerinden değil; duyguları, davranışları, aile ilişkileri, akademik yaşamı ve sosyal çevresiyle birlikte ele almak önemlidir.


Çocuğun daha çok çalışması ya da daha uyumlu davranması değil; kendini tanıyan, duygularını ifade edebilen, sorumluluk alabilen ve kendi potansiyelini daha sağlıklı kullanabilen bir çocuk ve genç için uygun zemini oluşturmak üzerine çalışmalar planlanmalıdır.


Çünkü bazen bir çocuğa yardımcı olmanın ilk adımı, ona daha fazla şey söylemek değil;

Onu gerçekten dinlemektir.

 

Aile Danışmanı & Öğrenci Koçu

Cansu Kocabaylıoğlu

 
 
 

Yorumlar


Yazı: Blog2_Post
bottom of page